Stratejik katılım; belirli bir düzenleme sürecinden etkilenen veya bu süreçte meşru bir çıkarı olan kurumlar, sektör paydaşları ve ilgili taraflarla bilgiye dayalı bir diyalog kurmaya yönelik yapılandırılmış, şeffaf ve yapıcı bir süreçtir.
Bu kavram bazen yanlış anlaşılmakta ve sıklıkla lobicilik ya da karar alma süreçlerini etkileme girişimleriyle karıştırılmaktadır. Oysa stratejik katılım bunların hiçbiri değildir; şeffaflık, kanıt ve yapıcı diyalog üzerine kuruludur.
Bu taraflar arasında devlet kurumları, düzenleyiciler, ticaret odaları, sektörel dernekler, yatırımcılar, şirketler, akademik uzmanlar, medya temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve diğer ilgili gruplar yer alabilir.
Her biri farklı bir perspektif ve farklı öncelikler getirir. Etkili bir katılım, şirketlerin bu perspektifleri anlamalarına, kurumsal güven inşa etmelerine ve daha iyi bilgilendirilmiş, daha geniş kitlelerce desteklenen sonuçlara katkıda bulunmalarına yardımcı olur.